Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Mayıs 2012 Çarşamba
KİTAP OKUMAYA DEVAM VE YENİ KİTAPLARIMIZ
Kitap okumayı hiç bırakmamaya çalışıyoruz her zamanki gibi. Her akşam yine masal okumaya devam ettiğimiz gibi gün için de de okuduğumuz kitaplar var.
Son aldığım üç kitabı ise Yaren çok beğendi.
İşte Kitaplarımız
kitapların her birinde önemli mesajlar veriliyor tavsiye ederim.
7 Şubat 2012 Salı
KELEBEKLER VE İNSANLAR
Üstün DÖKMEN’in "Kelebekler ve İnsanlar" kitabını bitirdiğimde aslında en büyük engelimizin kendi önyargılarımız olduğunu bir kez daha anladım. Önemli olan bedensel engeller değil, zihnimizdeki engellerimizdir.
Kitapta iki kelebek ile iki engelli gencin aşk hikayesi, hem ortak yanları ile hem de farklılıklarıyla o kadar güzel anlatılmış ki.
Kitabı bitirdiğinizde, yaşamın kısa ya da uzun olmasının önemli olmadığını, asıl irdelenmesi gerekenin, yaşamın renkli ya da renksiz mi olduğu gerçeğini bir kez daha anlıyorsunuz.
Ben en çok da kelebek Alaimisema’nın öyküsünden etkilendim. Kısacık zannettiği ömrünü aşık olduğu kelebek Kerman’ı aramak ile geçiren ve sonunda ise zalim bir kelebek avcısı tarafından yakalanıp bir kelebek koleksiyonuna acımasıca eklenen kelebek Alaimisema’nın hikayesi.
Yazar, kitapta iki öyküyü anlatırken o kadar güzel cümleler de kullanmıştı ki bunların hepsini not almadan geçemedim. Buradan da paylaşmak istedim. Hepsinin verdiği mesaj ayrı güzel ve düşündürücü.
Beni bir etkileyen husus ta kelebek avcılığının ve kelebek koleksiyonculuğunun acımasız gerçeği idi. Ülkemizin biyoljik çeşitliliğinin yurtdışı ülkelerine satılması ve bunun için acımasızca katledilen hayvanlarımızın hazin öyküsünü ilk defa yakından öğrenme şansım oldu.
Ülkemizin sadece kültürel ve manevi değerlerini değil, biyolojik zenginliklerini de korumamız gerektiğini buradan ben de vurgulamak isterim.
Tüm bunları kitabı okuduğunuzda daha iyi anlayabileceksiniz.
İşte kitaptan bazı notlarım
Aile, insanların açlığı ve tokluğu birlikte sindirdikleri, güzel esintileri ve kötü kokuları birlikte hissettikleri ve eğer dayanabilirlerse güçlüklere birlikte göğüs gerebildikleri bir yerdir. Direkler ve çatılan tahtalar, çakılan çiviler çok da önemli değildir. Bir aileyi ayakta tutan şey, gülümseyen yüzlerin ve çatılan kaşların dengesidir.
Aşk görmeden birbirini fark etmektir.
Avcılar ve saldırganlar bu dünyada daima olagelmiştir; önemli olan avların dayanışmasıdır.
Aslında aşık olduğunuzda hele ki bu aşk, kabulde zorlansanız bile tek yanlıysa, doğru söylediğinizde de rahatsız olursunuz, yalan söylediğinizde de.
İçine kaygı bulaşmış tüm olumsuz düşünceler, hem hedeflerimizden uzaklaştırır bizi, hem dünyanın bize verdiği yolu kısaltır önümüzde.
Yalnızca zayıflar adalet ister; güçlülerin adaletleri yanlarındadır, istediklerine verirler, istemediklerine vermezler.
Yıldırım aşkı havadan geldi, bir anda ortaya çıktı sanılır. Ama aslında hiçbir aşk bir anda ortaya çıkmaz; öncesi vardır, yaşamdaki önceliklere dayanır.
Dünyadaki bütün saatler aynı öne aynı hızda döner. Saatler mekaniktir, sahipleri nasıl ayarlarsa öyledir. İnsanlar birbirlerini de saat yerine koyar, ayarlamaya çalışırlar. Hele ki anne ve babalar çocuklarını istedikleri gibi ayarlayabileceklerinden emindirler. Oysa gençlerin saatleri, anababaların saatleri farklıdır; bazen yönleri bazen hızları farklıdır, ya ileri ya geri gider kimisi.
1 Şubat 2012 Çarşamba
DOĞADAKİ SON ÇOCUK - YAPABİLECEĞİMİZ 100 ŞEY
Daha önce buradan da bahsetmiştim, TUBİTAK yayınlarından biri olan ve Richard Louv’un “Doğadaki Son Çocuk” kitabını okuyorum diye. Çok beğendim bu kitabı ve nihayet geçenlerde kitabın tamamını bitirdim. Kitaptan aktarılacak çok şey var ama kitabın sonunda yazarın önerileri aslında her şeyi özetliyor. Ben de bu önerileri kendimce özetleyerek paylaşmak istedim.Ama tavsiyem kitabı okumanız tabii ki.
Aşağıdaki öneriler yazarın kendi yaratıcılığı ile bulduğu önerilerdir. Sizler de bu listeye sayısız öneri ekleyebilirsiniz.
Çocuklar ve Aileler için Doğa etkinlikleri
• Çamur Alın ve çamurla oynayın. Çamurlu suda tepinin.
• Doğayı stresin panzehiri olarak görün. Sadece çocuklar için değil tüm yetişkinler için doğanın sağladığı yararlar sınırsızdır. Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır.
• Yürüyüşe çıkın. Küçük çocuklar için kısa yolar seçin ve sık sık durmaya hazırlıklı olun. Çanta yükünüzü hafif tutun
Aşağıdaki öneriler yazarın kendi yaratıcılığı ile bulduğu önerilerdir. Sizler de bu listeye sayısız öneri ekleyebilirsiniz.
Çocuklar ve Aileler için Doğa etkinlikleri
• Çamur Alın ve çamurla oynayın. Çamurlu suda tepinin.
• Doğayı stresin panzehiri olarak görün. Sadece çocuklar için değil tüm yetişkinler için doğanın sağladığı yararlar sınırsızdır. Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır.
• Yürüyüşe çıkın. Küçük çocuklar için kısa yolar seçin ve sık sık durmaya hazırlıklı olun. Çanta yükünüzü hafif tutun
19 Ocak 2012 Perşembe
DOĞADAKİ SON ÇOCUK
Geçen hafta Adana'da düzenlenen kitap fuarından aldığım ve TUBİTAK yayınlarından biri olan Doğadaki Son Çocuk kitabını okuyorum şuanda.
Günümüzde hızla gelişen teknolojinin ve şehirleşmenin bizi doğadan nasıl uzaklaştırdığını ve özellikle çocuklarımızın doğadan kopuşunu anlatan çook güzel bir kitap.
Kitabı okurken bir an kendimi ve kızımı düşündüm. Evet biz de kopuğuz doğadan. Hava güzel olduğu zaman açık alanlara kaçmaya çalışıyoruz ama ne kadar gerçek doğa ile iç içe olabiliyoruz tartışılacak bir konu. Çocukların en sevdiği mekanlardan biri olan parklar bile o kadar yapay ki. Özellikle en son bizim buralarda parkların zeminlerine lastik bir malzemeden döşeme yapıyorlar. Yazın sıcağında öylesine kötü bir lastik kokuyor ki anlatamam. Çocuklarımız şehirlerdeki serbest alan dediğimiz nadir yerlerden biri olan bu parklarda bile lastik bir döşemenin üstünde oynuyorlar. Onları korumak adına yapılıyor belki bunlar bilmiyorum ama toprağa basmak, toprakla ve kumlarla oynamak gittikçe azalıyor.
Geçen hafta sık gittiğimiz bir parka gittik, burayı da yeniden düzenlemişlerdi ve baktım ki yine aynı şey, parkın zemininde plastik bir döşeme var. Orta kısımda da küçük bir daire şeklinde alan ayırmışlar içine de kum dökmüşler. Kumla oynamak isteyenler bu küçücük alanda oynamaya çalışsın diye. Tabii kızım dahil olmak üzere tüm çocuklar parkta bir iki kaydı ve sallandı daha sonra saatlerce o minicik kum havuzun içinde oynadılar. Yani onlar da doğanın bir parçası olan toprak ve kumla oynamak istiyorlar.
Kendimizi düşündüm en son ne zaman bir ormanlık bir yere gittik, taş toprakla oynadık diye pek hatırlayamadım. Oysa özellikle ben o kadar çok severim ki doğa ile iç içe olmayı. Yaren doğmadan önce trekking grubumuz vardı ve tam gün süren uzun doğa yürüyüşleri yapardık. Günün sonunda kilometrelerce yol yürümemize rağmen kendimi o kadar hafiflemiş ve mutlu hissederdim ki anlatamam. Ancak maalesef Yaren doğduktan sonra ara verdik ve bir daha da başlayamadık. Benim yürüyüşlerim devam ediyor ama sadece şehrin içinde.
Geçen hafta çalıştığım üniversite ortamında öğle arası yürüyüş yaparken yerde kozalaklar gördüm ve 3 tane aldım eve götürdüm. Yaren'e göstermek ve ne olduğunu anlatmak için. Yaren önce bu ne dedi sonra dokundu ve hoşuna gitmedi arkasına döndüğü gibi bulduğu ilk plastik oyuncağı ile oynamaya başladı. İşte o zaman farketim ki, biz doğa ile çok uzaklaşmışız.
Bahsettiğim kitabı fuarda gördüğümde de bu yüzden üstüne atladım ve hemen aldım. Okudukça pek çok şeyin farkına varıyorsunuz.Henüz bitirmedim devam ediyorum ve bir sonraki yazımda aldığım notları burada paylaşacağım kısmet olursa. Kitabı şiddetle tavsiye ederim, içinde bilimsel verilerle açıklanmış çok güzel bilgiler var.
Bu arada ben doğayı çoook özlemişim bunu farkettim. Bir an önce bir şeyler yapmalıyım.
22 Aralık 2011 Perşembe
KİTAP DÜNYAMIZ
Kendimi bildim bileli kitaplarla aram çok iyi oldu. İlk okuduğum roman ise John Steinbeck'in "Fareler ve İnsanlar" kitabı idi. O kadar etkilenmiştim ki belki de beni bir kitap tutkunu yapan bu roman oldu. Sonrasında da hep bildim bileli kitapçıların içinde oldum. Halen bile saatlerce sıkılmadan zaman geçireceğim tek mekandır diyebilirim. Kendime kıyafet bakarken bile bu kadar zaman asla harcamam.
En büyük isteğim çocuğumun da bir kitap tutkunu olması idi. Bunun için elimden gelen herşeyi de yapıyorum ve kızımın da bir kitap tutkunu olmasını istiyorum. Şu an çok seviyor kitap okumayı. Her akşam birlikte okuyoruz, bazen de kendi kendine dinlediklerini tekrarlayarak ve sayfalarını çevirerek kitap okumaya çalışıyor.
Haftasonları dışarıya çıktığımızda ise mutlaka bir kitapçıya uğruyoruz. Geçenlerde daha ben yönlendirmeden "Anne ben kitapçıya gitmek istiyorum dedi" bayıldım buna ve çoook sevindim.
Umarım hep böyle devam eder.
28 Nisan 2011 Perşembe
Tavsiye Edebileceğim Kitaplar
Epeydir aklımda okuduğum kitapları burada paylaşmak vardı.
İşte tavsiye edebileceğim kitaplar;
TUBİTAK yayınlarını seviyorum, çizgiler, ifadeler çok farklı.Yaren'in bir dönem yoğun yaşadığı korku süreci için alıp okumuştum bu kitabı.
Çok beğendim bir kitap. İşte Yaren tam da bunu yapıyor, demek ki tüm bunlar normalmiş deyip, endişelerimden kurtaran bir kitap. Çok güzel çözüm önerileri de var. Şiddetle tavsiye ederim.
Sanatsal gelişim açısından çok şey öğrendim diyebilirim. En önemlisi de resim yaparken özgür olması gerektiği, boyama kitaplarını önüne koymanın çok yanlış olduğunu öğrendim. Şimdi kalemleri ve büyük resim defterlerini ya da renkli kartonları önüne koyup sadece onu seyrediyorum. Bu kitabı da kesinlikle öneriyorum.
Veee şuanda elimde okuduğum henüz biteremediğim bir kitap, diğer kitabın devam serisi. Bunu da okumalısınız derim.
İşte tavsiye edebileceğim kitaplar;
TUBİTAK yayınlarını seviyorum, çizgiler, ifadeler çok farklı.Yaren'in bir dönem yoğun yaşadığı korku süreci için alıp okumuştum bu kitabı.
Çok beğendim bir kitap. İşte Yaren tam da bunu yapıyor, demek ki tüm bunlar normalmiş deyip, endişelerimden kurtaran bir kitap. Çok güzel çözüm önerileri de var. Şiddetle tavsiye ederim.
Sanatsal gelişim açısından çok şey öğrendim diyebilirim. En önemlisi de resim yaparken özgür olması gerektiği, boyama kitaplarını önüne koymanın çok yanlış olduğunu öğrendim. Şimdi kalemleri ve büyük resim defterlerini ya da renkli kartonları önüne koyup sadece onu seyrediyorum. Bu kitabı da kesinlikle öneriyorum.
Veee şuanda elimde okuduğum henüz biteremediğim bir kitap, diğer kitabın devam serisi. Bunu da okumalısınız derim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










