Aktiviteler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aktiviteler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2013 Perşembe

OKUL BİTTİ, TATİLDE - EVDE NELER YAPIYORUZ


Yaklaşık iki hafta önce okulumuz tatile girdi ve Yaren’in Eylüle kadar evde zaman geçirme dönemi başladı. Yaz okuluna göndermeme kararı aldım çünkü evde zaman geçirmeyi özlediğini biliyorum. Annemin de varlığı ve ona bakabilmesinin verdiği rahatlıkla şuanda evde zaman geçiriyor. Evde sıkılmasın ve televizyon seyretmesin diye neler yapabilir diye de annemle konuştuk ve ona Yaren’e neler yaptırabileceğini söyledim. Ben de işten döndükten sonra birlikte dışarıda bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. 

Evde yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri de evde işlere yardımcı olmasını sağlamak, kısacası çalıştırmak 

Şuanda tatilde yaptığımız aktiviteler;

Kahvaltı Hazırlama: Sabah kahvaltısını kendi hazırlıyor artık. Yumurtasını kırıyor, sütünü hazırlıyor içine yemek istediği kahvaltılıkları da ekliyor ve afiyetle yiyor. Ve en güzeli Yaren artık yumurta yiyor. Yumurtayı ağzına koymayan kızım bu kırma işini kendi yapması ile birlikte artık yumurta yiyor.

Çiçekleri Sulatma : Bir sulama spreyi aldım ve hergün çiçeklerin yapraklarını bununla sulama işini ona verdim. Çok keyifle yapıyor ve ben daha söylemeden her gün belirli saatte çiçekleri suluyor

Balkon Yıkama: Evet itiraf ediyorum Yaren ile balkon yıkama işine girince operasyon tam 1,5 saat sürüyor ama çok da eğleniyor. Hem bana yardım etmenin verdiği keyif ile o kadar çok mutlu oluyor ki anlatamam.

Hamur Açma: Yani ne diyeyim benim hamur açma işi ile hiç aram yoktur ama sanıyorum kızım benden çok daha becerikli olacak galiba. Bir oklava ve bir hamur parçası verdin mi keyfine yok. Geçenlerde Yörük çadırına gitmiştik. Çok seviyoruz orayı. Orda sıkma pişiren bayanlarla birlikte hamur açtı ve kendi sıkmasını kendi pişirdi ve yedi. 

Futbol ve Kalecilik: Evet belki inanmayacaksınız ama biz futbolu çok seviyoruz. Ve özellikle kaleci olmayı tercih ediyoruz. Veee evet itiraf ediyoruz biz anne - kız Beşiktaşlıyız.

Scooter:  İyi ki varsın diyeceğim ama sesi yok mu bazen tahammül sınırlarını zorluyor. Tepesinden inmediğimiz, yeri geldiğinde evin içinde bile hızla akrobasi hareketleri yaptığı yegâne şey. 

Satranç : Pek bir meraklıyız satranca, okulda satranç dersini çok sevdiğini farkettik ve eve de bir satranç takımı aldık. Zaten kendisi de alınmasını çok istedi. Ben de uzun zamandır oynamamıştım.Yaren sayesinde yeniden oynamaya başladık. Kimi bulursa onunla satrnaç oynamak istiyor. En çok da atı oynamasını seviyorum. Bir dıgıdık, iki dıgıdık, dön dıgıdık :))

Kremler ve Parfümler: Hergün kremlerimi ve parfümlerimin nerde olduğunu aramaktan yoruldum ama keyifle bunlarla oynadığı için sesimi çıkarmıyorum. Her birine bir karakter verip kendince birtakım oyunlar kuruyor. Farkettiğim nokta şu ki oyunların başkahramnaları öğretmeni, sınıf arkadaşları.

Zıp-Zıp : Boyunun uzamasına yardımcı olduğu ve hareketli olduğu için en sevdiğim şey. Haftada 3-4 kez zıplamaya gidiyoruz. Sürekli gittiğimiz bir yer var, sahibi artık Yaren'i 2 yaşından beri tanıyor. kızımı syrederken benim bile bazen zıplayasın geliyorum. Boy uzamasına ve kasların gelişimine birebir, kesinlikle tavsiye ederim.

Tabii bunların dışında evdeki oyuncakları ile de oynuyor zaman zaman. Puzzle yapmaya başlıyor ama çok çabuk sıkılıyor. Hareketli aktiviteleri daha çok seviyor.

Zaman çok çabuk geçiyor, ara ara okulunun ne zaman başlayacağını sormaya başladı. Buna çok sevindim çünkü insan sevdiği şeyleri özler. 

23 Nisan 2013 Salı

Atık Materyallerden Kostüm Tasarımı Yarışması


İtiraf ediyorum eve Yaren'in okulundan ilk davet mektubu geldiğinde, fikire çok bayılmıştım ama benim altından kalkacağım birşey değil diyerek yarışmaya katılım için bir cevap vermemiştim. 23 Nisan günü kutlamalarına özel "Atık Materyaller ile Kostüm Tasarım Yarışması" na katılım için velilere gönderilen davette, tasarlanacak bir kostüm ile yarışmaya katılabileceğimiz yazıyordu.
 
Ben tasarım ve dikim işlerinde hiç ama hiç başarılı bir tip olmamışımdır. Düğme bile dikmek benim için felaket bir şeydir. Zaten dikilen düğme de işin sonunda felaket olur :) İşte bu nedenle gelen davete cevap vermek aklımın ucundan hiç geçmedi. Ta ki okuldan arkadaşım beni telefonla arayıp, "Çiğdem, Yaren'le sizi de yazdım, kesinlikle katılıyorsun" deyinceye kadar. Arkadaşlar için boynum kıldan ince deyip tamam dedim. Hadi bir maceraya atılalım o zaman.
 
Ve hızla google, pinterest tarandı. Örnekler, tasarımlar incelendi ve destekçim Annem ile bir tasarıma karar verip çalışmalara başladık. Aslında geri kalanını Annem tamamladı dersem doğruyu söylemiş olacağım. Dediğim gibi düğmeyi bile dikemeyen bir kişi olarak bu işin altından tek başıma çıkamazdım.
 
Materyallerimiz daha çok hediye paketleri ve nalyon poşetler üzerineydi.

İşte hazırlık çalışmalarımız;


Tabii 23 Nisan geldiğinde çok ama çok heyecanlıydık. Birinci olmak gibi hiç düşüncemiz yoktu katılmak bile bizim için çok eğlenceliydi ve çok güzel bir deneyimdi. Kızım da öylesine heyecanlıydı ki anlatamam.

İşte 23 Nisan :)


Podyuma çıkmaya hazırlanırken..


Podyumdayız, çok şaşkın ve heyecanlıyız.


Sonuna geldik, katılım madalyamızı aldık ve çok yorulduk .

Çok ama çok güzel ve emek verilmiş kostümler vardı. Tek kelime ile hepsine bayıldım. Müthiş fikirler uygulanmıştı.


Son olarak tüm çoçuklarımızın 23 Nisan bayramını kutluyorum. Onlar bizim geleceğimiz.

18 Nisan 2013 Perşembe

ÇOCUKLAR İÇİN DENEYLER

Bilimi çok küçük yaşlarda çocuklara aşılamanın ve sevdirmenin gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle de çocuklarla birlikte yapabileceğiniz bilimsel deneylerle ilgili blogları ve siteleri sürekli araştırıp bulmaya ve Yaren ile yapabileceğim örnek çalışmaları bulmaya çalışıyorum.

Bizim en son yaptığımız küçük bir deney Yaren'in çok hoşuna gitmişti ve bu deneye bu aralar çok takıldık. Sürekli bunu yapmaya çalıyoruz.

Deneyimiz çok ama çok ama basit. Bir bardak sodanın içinde bir şekerin erimesini seyretmek. 

Malzemeler : 

Bir şişe soda
Birkaç adet küp şeker
Birkaç adet renkli eriyen şekerler

İnanın bu çok basit deney o kadar zevkli ki. Bu aralar evdeki maden suyu tüketimi iki katına çıkmış durumda.

İşte deney resimlerimiz.



 
Bu aralar yeni bir deneyi Yaren ile yapma planlarım var. Takip ettiğim bir sitede gördüm ve çok hoşuma gitti. bu deney ile "Yağmur Nasıl Yağar" konusunu çok güzel ve basit bir deney ile çocuklara anlatmak mümkün.

How Does it Rain? ini bulduğumda hemen yapma kararı vermiştim.


Çocuklarla yapacağınız deney çalışmaları için inceleyeceğiniz çok güzel örnekler ve siteler de aşağıda;


Bunlardan Sifigu Fizik - Bilimin Eğlenceli Yüzü ; Çukurova bölgesinde fiziğe ve bilime olan ilgiyi arttırma ve öğrencileri bilimin eğlenceli yüzüyle tanıştırma amaçlı kurulmuş olan ve kendini bilime adamaış olan bir grup. Sihirbaz Fizikçiler Grubu ( Sifigu) çocuklara bilimi sevdirmek için çok güzel etkinliklerde bulunuyorlar. Çukurova Üniversitesinin ve bazı sponsorların desteği ile yaklaşık 4 yıldır yaptıkları  etkinliklerde okullarda öğrencilere fiziği sevdirmeye çalışıyorlar. Çok da başarılılar kendilerini buradan da tebrik ediyorum.







Ve Çim Adam Çalışmamız..

İtiraf ediyorum bu tamamen Yaren'in fikri. Annem beni aradığında Yaren'in bir çim adam aldırdığını söyledi. O kadar markete gidiyorum ama bu çim adamları hiç farketmemiştim. Ama kızım farketmiş. Okulda öğrenmiş olduğu bilgi ile markette gördüklerini hemen farketmiş ve bir çim adam almak istemiş.

Eve ilk getirdiğimizde hemen sulamaya başladık. Ve sürekli bana Çim adamı sulamamız gerektiğini hatırlattı. Ben unutsam bile o unutmadı. İnanın bu Çim adam işi sorumluluk alma işini çok güzel öğretiyor çocuğa.

İşte büyüyen çimlerimizle Çim adammız :))



İlk günkü halimiz..

 
Bir Hafta sonraki halimiz...
 

24 Haziran 2012 Pazar

Büyümek

Zamanın bir saniyesinin bile ne kadar kıymetli olduğunu sanıyorum anne ve babalar daha iyi anlayabiliyor. Çocuğunuzun hızla gelişimini, çok kısa sürede kendi kişiliğini kazanmasını hayretler içinde gözlemleyebiliyorsunuz. 

İş için dört günlüğüne İstanbul'daydım ve döndüğümde Yaren'in o kadar büyüdüğünü fark ettim ki, dört günde bu kadar büyüdü mü ya da ben bir süre uzakta olduğum için bana mı öyle geldi bilmiyorum. Ancak  daha sakin ve daha kendinden emin bir Yaren bulduğumu söyleyebilirim. Bir süredir biraz isyankar, istediğini ağıtla yapmaya çalıştıran, ve paylaşmayı istemeyen bir yapımız vardı. Ancak şimdi bunlardan hiç eser yok. 


Sanıyorum büyümek böyle bir şey.

Bir süredir ise birlikte yaptığımız etkinliklerle ilgili birşey yazmıyordum ancak farklı aktiviteler yapmaya da devam ediyoruz. Ama buradan daha önce de söylediğim gibi, Yaren hareketi seven bir çocuk olduğu için seçtiği oyunlar da hareketli oluyor. Topun dahil olduğu tüm oyunları seviyoruz ki buna özellikle futbol dahil :)) Bilardo, tenis ve bowling ise en sevdiklerimiz.

Ama tabii ki bunun dışında da yaptığımız çalışmalar da var.

Geçenlerde sayılarla ilgili biraz oynadık ve çok sevdik. Aslında sayılara uzun bir süredir aşinayız ama bu oyundan çok zevk aldı. 






28 Şubat 2012 Salı

TAHTA ÇUBUKLARIN MARİFETİ

Bir gün Starbucks’da kahve içerken Yaren’in tahta karıştırıcı çubuklara uzanmaya çalıştığını fark ettim. Kendi uzanamayınca yardım istedi ben de eline birkaç tane verdim. Açıkcası ne yapacağını merak ettim. Birkaç tane verdim biraz daha istedi, neden bu kadar çok istiyorsun diye sorduğumda ise,  arkadaşlarımı da vereceğim dedi.

Daha sonra birlikte oynadığı diğer arkadaşının yanına giderek ona da biraz çubuk verdi ve yönlendirme yaparak çubuklarla oynamaya başladılar. Ne oynuyorlar diye dikkat ettiğimde ise çubuklarla birtakım şekiller yapıp kendilerince hikayeler ürettiklerini gördüm. İtiraf etmeliyim bu hoşuma gitti. Çünkü çok basit görünen bu oyun kurgusunda aslında dikkate alınacak çok şey var.

  • Öncelikle kendi düşünerek bir objeyle oyun kurmayı planlanmıştı.
  • Ona ulaşmaya çalıştı, yapamayınca pes etmedi, destek istedi
  • Sadece kendini değil arkadaşını da düşündü ve onun için de istedi
  • Daha sonra onu da yönlendirerek bir takım lideri gibi oyunu kurdu.
  • Arkadaşıyla birlikte kendi hayal gücünü kullanarak hikayeler üretti

Tüm bunlar aslında kişisel gelişimin en güzel örnekleri olan çok ama çok önemli şeyler. Düşünmek, planlamak, destek istemek, başkalarını düşünmek, oyun kurmak ve grubu yönetmek.

Onların oyunlarını izlerken çok keyif aldım doğrusu.

Geçenler de eve de temin ettim bu tahta çubuklardan ve birlikte şekiller yapmaya çalıştık. Küçük bir oyun kurgusundan zevk alması memnun etti beni.

Aslında çevrede çocuklarımızla oyun kurabilecek o kadar çok obje var ki. Belki de hiç oyuncakçıya gitmeye gerek yok.

15 Şubat 2012 Çarşamba

İLK AHŞAP BOYAMA ÇALIŞMAMIZ

Bir dönem ahşap boyama hobim olmuştu ve çok zevk alarak yapmıştım. Aslında el becerileri konusunda hiç becerikli bir insan değilimdir ve hatta berbatımdır. Bir düğme bile dikmesini beceremem. :))

Ama bundan 6 yıl önce ahşap boyama kursuna katıldığımda epey hoşuma gitmişti ve çok da fena değildim boyama işlerinde. Hatta kursun sonunda bir sergi açmıştık ve en fazla da benim ürünlerim satılmıştı.

Geçenlerde kitapçıda rengarenk boyaları görünce bir heves bir kaç renk boya ,ahşap bir vazo ve fırçalar aldım. Ama bunları kendim için değil Yaren için aldım.

Eve geldiğimizde de ilk boyama çalışmalarımızı yaptık. Yaren çok zevk alarak yaptı ve o gün bugündür "anne vazo kurudu mu? yine aşşap boyama yapalım mı?" diye soruyor.

İşte ilk boyama çalışmalarımız.



 Yaren için küçük bir fırça olsun diye düşündüm ama sanıyorum yanlış oldu.
Daha büyük bir fırçaya ihtiyacımız var.



Belli bir renkte vazo olmadı tabii ki :))

Not : Yaren boyama işlerini hep zeminde oturarak yapmayı tercih ediyor. Bu nedenle de halının üstüne birşeyler sererek bu tip boya çalışmalarını yapıyoruz. Masaya bir türlü alıştıramadım.

22 Aralık 2011 Perşembe

ETKİNLİKLERE DEVAM

İtiraf edeyim yeni oyunlar keşfetmede pek yaratıcı değilim. Elimden geldiğince bu konudaki örnekleri takip etmeye çalışıyorum. Yaren de sürekli "Anne ne oynayalım" dediği için bazen kendimi bir oyun yaratma strestine de soktuğumu itiraf ediyorum.

Özellikle Yaren'in yapıştırma işlerini çok sevdiğini farkettim ve bunun üzerine eğildim biraz. Küçük küçük minik şekillerde kesilmiş kağıtlar bulduk. Bir yapıştırıcı bir de kağıt derken epey ilgisini çeken bir etkinlik oldu. İşin garip tarafı bunu yaparken epey dikkatini vererek yaptığını farkettim.



Vee oyun hamurlarımızı da ihmal etmiyoruz bazen. Fakat bu aralar oyundan ziyade hamurun kokusuna takıldığını farkettim. Çok güzel koktuğunu söyleyerek sürekli hamurları koklamaya başladı. Ne yapmam gerektiğine karar veremedim doğrusu.

22 Haziran 2011 Çarşamba

SULUBOYA ÇALIŞMALARIMIZ

Resim çalışmalarına ilk olarak pastel boyalarla başlamıştık. Daha önce de buradan  iletmiştim, Yaren'in resim ile haşır neşir oluşu çok kısa sürüyor diye.

Geçen haftalarda da sulu boya çalışmasına geçtik kızımla. Ne kadar uzun zaman olmuş ben de suluboyaya elimi sürmeyeli. Çok hoşuna gittiğini söylemek istiyorum önce. Zaten bir aktivetinin içinde sulu birşeyler varsa Yaren için herşey mükemmel demektir.

İlk önce ben gösterdim nasıl yapıldığını ve geri çekildim. Önceleri tabii epey farklı yaptı. Yani önce boya sonra su ve daha sonra kağıt sıralaması ile gitti. Dayanamadım müdahale ettim, zonra düzelttik işi. Ara sıra elleri ile de suluboya yapıyor ama olsun seslenmiyorum.

Biliyorum ki ne kadar az müdahale o kadar yaratıcılık.

Haftaiçi yapma imkanı olmuyor ama haftasonu daha kolay uğraşabiliyoruz.

İşte suluboya çalışmalarımız ......




6 Ocak 2011 Perşembe

Eşleştirme Kartları

Bundan 3-4 ay önce aldığım eşleştirme kartlarını acaba çok mu erken aldım diye hayıflanmıştım ama şimdi iyi ki almışım diyorum. Zamanla Yaren kartlardaki tüm meyve-sebze-hayvan isimlerini ve renklerini öğrendi. İlk öğrendiği meyve Armut, daha sonraki ise Ananas olmuştu. Önceleri tam olarak isimleri telaffuz edemezken şimdi çok net bir şekilde hepsini söyleyebiliyor.

Şimdi ise bu kartlarla eşleştirme çalışmasına geçebildik. Her nesneden iki tane var, iki nesneyi yan yana getirip "ikiii" diye söyleyerek kartları birleştirebiliyor. Ancak bu süreç 10 dakikayı bile bulmadan tamamen sıkılıp, tüm kartalrı havaya atarak ve dağıtarak sıkıldığını belli ediyor.

Neden bilmiyorum, Yaren birşeyden çok çabuk sıkılıp başka birşeye dikkatini veriyor. Bu olağan bir süreç midir bimiyorum.????

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...